Fonksiyonel Tıp ve Wellbeing İlişkisi

blank
blank

Yaşadığımız tüm zamanları olabildiğince en sağlıklı ve anlamlı geçirmek hepimizin en çok istediği şey olabilir. Günümüzde kronik hastalıkların maalesef artmaya devam etmesi ile birlikte “sağlık”, “wellbeing”, “kişiye özel koruyucu sağlık” çok daha fazla konuşulmaya başlandı. Çünkü sağlıklı olma halini sürdürebilmek, hatta daha da iyileştirebilmek sağlandığında “hastalık” düşünülmesi gereken bir konu olmaktan çıkıyor.

Ülkemizde son beş senedir uygulanmaya başlayan, aslında dünyada çok da yeni olmayan fonksiyonel tıp yaklaşımı, yeni değerlendirme yöntemleri ve yaşam şeklini içeren tedavi planları ile sağlığı korumak, hatta geri çevirmek için yeni bir bakış açısı olarak karşımızda. Henüz karşılaşmamış olanlar için biraz tanımlamak gerekirse, özellikle altı tane biyolojik sistemi değerlendirerek ve kişinin beş yaşam şekli üzerinde ona özel iyileştirmeleri planlayarak, beslenmenin temelde olduğu, kişiye özel takviyelerle desteklendiği ve tamamen hepimizin bildiği kan, idrar vb. tetkiklerle takip edildiği bir yaklaşımdır.

Bütünsel olarak hem vücuttaki sistemleri, hem zihinsel sağlığımıza, hem ruhsal sağlığımıza ve benim için hem de aile boyu sağlıklı olmaya odaklandığı için, wellbeing dediğimiz iyi olma halini yaşam boyu desteklemeye çalışıyor.
Sağlıklı, anlamlı ve tatmin ile yaşadığımız bir hayat için, öncelikle buna ulaşmadı bizi zorlayan ya da engelleyen nedenleri bulmak gerekiyor. Burada fiziksel olarak bizi zorlayan sebepler, kronik hastalıklar, kronik yorgunluklar, farkında olmadığımız vitamin mineral eksiklikleri, kilo sorunları, şeker ve yeme problemleri ve buna benzer pek çok sorun önceliğimiz olmalı.
Bu sorunların kaynaklarını bulmak için; sindirim sistemi, vücudumuz için her saniye gerekli olan enerji üretimi, bu enerji üretiminden açığa çıkan tüm artıkların temizlenmesi olarak tanımlayacağımız detoks sistemi, bağışıklık, hormon dengesi, metabolizma ve dolaşım sistemi bizim her hastada üzerinde durduĞumuz sistemler arasındadır.

Testlerle ve klinik şikayetler yoluyla yapılan değerlendirmeler sonunda, doktor beslenme uzmanı ve fonksiyonel yaşam koçu ile birlikte tamamen kişiye özel bir plan hazırlanması gerekir. Özellikle kronik olarak taşıdığımız rahatsızlıkları değerlendirirken, sindirim sisteminin üzerinde çok durmak gerekiyor. Bunun için testleri kullanmak, buna göre uzaklaştırılacak besinleri belirlemek, gerekli destekleri kullanmak, beslenme şeklini en az üç ay olacak şekilde yenilemek, Aralıklı oruç yaparken bile kişinin diğer metabolik göstergelerine göre önerilerde bulunmak gerekir.

Yaşam şeklinin şu anda mevcut olan tüm sorunlarımız ve bundan sonra yaşayacağımız tüm sağlık sorunlarının da %90 sebebi olduğunu artık biliyoruz. Epigenetik dediğimiz, genlerin de ötesi anlamına gelen yeni bilim ile; beslenme, uyku düzeni, yaşamamıza kattığımız hareket, yaşamı ve stresi algılama şeklimiz, strese verdiğimiz reaksiyon, meditasyon, ilişkiler ve inanç sistemi bir bütün olarak sağlığımızı ve daha önemlisi yaşamdan aldığımız memnuniyeti birebir etkiliyor.

Fiziksel Wellbeing için yukarıdaki sistemleri sağlıklı tutmaya çalışmamız çok faydalı olacaktır. Bu sistemlerin sahip olduğunuz aile öyküsü ve yaşa göre ve elbette mevcut sağlık sorunlarına göre belli aralıklarla ve testlerle değerlendirilmesi gerekir. Ama genel olarak bazı ipuçları vermek gerekirse; bitkisel ağırlıklı beslenme, yeterli ve huzurlu bir uyku, her zaman söylediğimiz yaşama hareket katmak, stres verdiğimiz cevapları daha bilinçli hale getirmek, günlük rutinlerimizde değişiklikler yapmak ve yeniden beslenmenin sizin en iyi şeklini bulana kadar bu konudaki kötü alışkanlıklardan kurtulmaya çalışmak çok etkili olabilir.
Takviye kullanımı en sorulan ve kafa karıştırılan konulardan birisi olsa da, D vitamini, C vitamini, Omega 3, Çinko, Magnezyum, Zerdeçal, Üzüm Çekirdeği gibi takviyeler belirli aralıklarla ve doktor ya da beslenme uzmanları ile konuşularak kullanılabilecek takviyeler arasındadır.

Yaşadığımız Pandemi sonrası en önemli sağlık sorunlarından birisi de duygusal ve zihinsel sağlığımız olmaya başladı. Fonksiyonel tıp veya diğer tüm bütünsel yaklaşımlarda bu konu mutlaka değerlendirilmelidir.
Burada Wellbeing Koçu ile birlikte yapılacak nefes çalışmaları, okumalar, denge çalışmaları, farkındalık çalışmaları gerçekten etkili olduğu gibi, bazı bitkisel adaptojen ajanlar (safran, melisa, rodiola vb) da bize çok destek oluyor.
Ama bu uygulamaların mutlaka uzman doktor önerisiyle yapılması son derece önemlidir.
Ayrıca duygusal ve zihinsel sağlığımız fiziksel sağlığımızın en önemli destekçisi ve aynı zamanda aynısıdır. Sağlığınıza ve yaşamınıza bir bütün olarak bakmanızı ve iyilikler katmanızı dilerim.

Dr. İrem Ergün 

Fonksiyonel Tıp ve Fonksiyonel Beslenme Uzmanı

Ayurveda ve Wellbeing İlişkisi

blank
blank

Sizlere dünyanın en eski Wellbeing öğretisinin ışığı altında mutlu ve sağlık yaşam teknikleri paylaşmak istiyorum.
Bu öğreti, aynı zamanda dünyanın en kadim tıp sistemi olan Ayurveda.
Günümüzde, öncelikle Hindistan olmak üzere, sadece o bölge ülkeleri değil, ABD ve İngiltere gibi batı ülkelerinde de Tıp fakültelerinde öğretilmektedir.
Ayurveda Tıp sistemine göre herkes benzersizdir. Bu benzersizliğin sınıflandırıldığı Tri-dosha Teorisi ile Prakruti denilen kendi benzersiz yapımızı tespit ederiz. Buna kendi GPS noktamız da diyebiliriz.
Böylece güçlü ve zayıf yanlarımız tespit edilerek bize uygun tavsiyeler ve tedaviler düzenlenebilir.
Vata, Pitta, Kapha adlı bu 3 Dosha yani kısaca Kuvvet’in artışlarının dengelenmesi ile hastalanmadan ve gençlik performansı ile uzun bir yaşam mümkün olabilir.
Ayurveda’nın sağlık tanımı : Fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak tam mutluluk halidir.
Hedefi öncelikle insanların sağlıklarını korumak ve aşağıdaki 4 maddede yazılı hedeflere ulaşmalarını sağlamaktır;
DHARMA : Kişisel ve sosyal olarak tatminkar iyi bir nokta,
ARTHA : Güzel yaşam için gerekli varlığa sahip olmak
KAMA : Arzu ve şehvetin doyurulması,
MOKŞA(Mokshaishana) : İç huzur, mutluluk ve inançsal iyilik yapma doyumuna ulaşmak.

Gerçek anlamda Wellbeing halini sağlamak için Ayurveda Tıp Sisteminin sizin için pratik yol haritası;

1.Prakruti’nizi (yaşam boyu değişmeyen beden tipiniz) öğrenmeniz. Yani Vata, Pitta ve Kapha’nın sizdeki baskınlık seviyesi. Böylece güçlü ve hassas yanlarınızı bilip dengeleyebileceksiniz.

2. Dengeli Beslenme: Kendi yapınıza ve ihtiyaçlarınıza uygun beslenme teknikleri. Bunun yanı sıra her istediğinizi size zarar vermeden, zehirlenmeden yeme teknikleri.
Bunlardan bazı örnekler;
Meyveleri, yemeklerden ayrı zamanlarda tüketmek. Örneğin yoğurt içine taze meyve koyarak tüketmek sağlıksızdır.
Etlerle birlikte mutlaka bazı baharatları da kullanmalısınız.

3. Günlük Rutin (Dinacharya): Size uygun tasarlanmış Tailor Made günlük rutin tavsiyeleri, sizin zinde ve hastalıklardan uzak bir yaşam sürmenizi destekleyecek.
Günlük bir rutin oluşturmak doğal sirkadiyen ritimlerle uyum sağlar ve dengeyi destekler. Uygun uyanış saati, kişisel bakım uygulamaları, düzenli yemek saatleri ile tutarlı bir rutin izlemek, bedensel işlevlerin düzenlenmesine yardımcı olur ve genel sağlığı destekler.

4. Yeterli Hidrasyon: Gün boyunca ılık su içmek sindirime, detoksifikasyona ve uygun vücut fonksiyonlarının sürdürülmesine yardımcı olur. Örneğin Ayurveda, sindirim ateşini (Agni) bozucu olarak değerlendirdiğinden, özellikle soğuk mevsimlerde buzlu veya soğuk içeceklerden kaçınılmasını önerir. Ama her gün büyük miktarda su içmek zorunda değilsiniz. Kendi yapınızı ve çevresel koşullarınızı da göz önüne almalısınız.

5. Yoga ve Egzersiz: Düzenli fiziksel aktivite dengeyi korumak ve durgunluğu önlemek için çok önemlidir. Yoga ve Ayurveda ilkeleri birbiriyle çok uyumludur. Tam ve gerçek anlamda bir sağlık için Ayurveda Uzmanı, danışanlarına ona özel Pranayama nefes teknikleri, Meditasyon ve Yoga Asana’ları önerir. Hatta hekimler reçetelerine eklerler. Egzersiz rutinlerinizi Prakruti’nize (Beden tipiniz) ve Vikruti’nize göre uyarlamak çok işinize yarar. Bedeninizde zorlanmaya neden olmadan güç ve esnekliği artıran aktiviteler seçmeniz doğru olur.
Ayurveda, size uygun spor ve egzersizleri seçmenizde en doğru yolu göstereblir.
Örneğin Ayurveda bazı beden tipleri için, kapalı ortamlarda yürüme bandı yerine rakipli sporlar ve dans gibi aktiviteler önerir.

6. Ayurvedik Masaj (Abhyanga): Abhyanga veya ılık yağ ile kendi kendine masaj, Ayurveda’da terapötik bir uygulamadır. Cildi besler, dolaşımı artırır ve sinir sistemini sakinleştirir. Optimum fayda için Prakruti’nize veya sorunlarınıza göre yağ seçenekleri bulunur.
Sinir sisteminiz dengelenirken, cildinizin gençliği de sağlanmış olur.

7. Yeterli Uyku: Kaliteli uyku, fiziksel ve zihinsel sağlık için gereklidir. Ayurveda, doğal uyku-uyanıklık döngüsüne uyum sağlamak için zorlandığınız durumlarda pratik teknikler ve bitkisel takviyeler önerir. Size uygun rahatlatıcı bir yatma zamanı rutini oluşturur. Böylece teta beyin dalgaları düzenli olacağı için gençlik enerjinizi ve dinçliğinizi koruyabilirsiniz.

8. Bitkisel Destek: Ayurvedik otlar ve baharatlar sağlığın geliştirilmesinde önemli bir rol oynar. Ayurveda’ya göre herşey ilaçtır. Bitkiler, 3000 yıllık bir sistemle en etkili olacak şekilde kullanılır. Amaç her zamanki gibi hastalanmanızı engellemek, yaşlanmanızı yavaşlatmak ve olası hastalıkları kökten çözmektir. Zerdeçal, Zencefil, Ashwagandha ve Triphala iyileştirici özellikleriyle bilinen bitkilere örnektir. Biliyorsunuz, geçtiğimiz Covid-19 pandemisinde zerdeçal’in ne kadar başarılı ve etkili bir ilaç olduğu anlaşıldı. Ayurveda uzmanınız ihtiyaçlarınıza uygun bitkileri rutininize dahil etmenize yardımcı olur.

9. Stres Yönetimi: Stres genel sağlığı olumsuz etkiler. Batı tıbbına göre de hastalıkların ortalama %80’inin kökeninde stres yatar. Ayurveda meditasyon, derin nefes egzersizleri (pranayama), Yoga Asana’ları, bitkisel ilaçlar gibi uygulamalar yoluyla stres yönetimini vurgular. Bu uygulamalar sinir sistemini dengelemeye ve stresle ilgili dengesizlikleri azaltmaya yardımcı olur.

10. Detoksifikasyon (Panchakarma): Ayurveda Tıp Sisteminde, hastalıkların kökten tedavisi amaçlı uygulanan 5 temel tedavi vardır. Bunlardan 5 tanesinin dönemsel olarak ve tabii ki Uzman Doktor kontrolünde uygulanması önerilir. Böylece hastalıklardan uzak, gençlik enerjisiyle bir yaşam sürmek hedeflenir.
Arabanıza dönemsel bakım yaptırmak gibi düşünün. Bakımlı olursa sizi yolda bırakmaz ve iyi performans gösterir. Yıllık bakımlarını yaptırmazsanız, arabanız da mutlaka sorun çıkarır.
Panchakarma olarak bilinen Ayurvedik detoksifikasyon terapileri, birikmiş toksinlerin vücuttan atılmasını, sinir sisteminizin sakinleşmesini, filtre organlarınızın temizlenmesini sağlar.

11. Mevsimsel Ayarlamalar (Ritucharya): Ayurveda, mevsimlerin vücut üzerindeki etkisini göz ardı etmez. Dengeyi korumak için yaşam tarzınızı, diyetinizi ve rutininizi mevsimsel değişikliklere göre ayarlamanız size çok faydalı olur. Örneğin, kış aylarında soğuğa karşı koymak için ısıtıcı yiyecekleri ve uygulamaları tercih edebilirsiniz.

12. Duygusal Dengeyi Koruyun: Ayurveda’da duygusal sağlık fiziksel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Olumlu duygular geliştirin, neşe getiren faaliyetlerde bulunun ve sağlıklı ilişkiler kurmaya çalışın. Farkındalık meditasyonu gibi uygulamalar duygusal dengeye katkıda bulunur. Yaşamanızın olumlu yanlarını fark edip bunlara odaklanmanız Wellbeing seviyenizi yüksek tutacaktır. Çünkü neye odaklanırsak ona maruz kalırız.

13. Dönemsel Dengelenme: Panchakarma’ya ek olarak, 6 ayda 1 , bir ay süreyle sizin ihtiyaçlarınıza göre önerilecek bitkisel takviyeler ve bitki çayları hücresel gençliğinizi korumanıza yardımcı olacak.

Sonuç olarak Ayurveda, her bireyin kendine özgü yapısını ele alarak ve yaşamın çeşitli yönlerinde dengeyi sağlayarak fiziksel, psikolojik ve sosyal mutluluğunuzu sağlamanıza yardımcı olur.
Yaşamınızda Wellbeing düzeyinize odaklanıp geliştirmeye çalışmak, yaşamınızın gerçek amacıdır.
Hep söylediğim gibi, bu yaşama çalışmak için gelmedik. Mutlu olmak için geldik. Sağlıklı ve mutlu olduğumuzda çevremizin de mutluluğunu artırırız ve hep birlikte sevdiklerimizle mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürebiliriz.

Sağlıkla kalın.

Dr. Buğra Öktem

Ayurveda Uzmanı

Beyaz Yakalı bir Çalışan olarak Wellbeing Halinizi Yükseltin!

blank
blank

Hayatımızı daha iyiye taşıyan, bizi mutlu eden bütünsel iyi olma haline ve bunun benim gibi beyaz yakalı çalışanlar için önemine değinmek istiyorum.

Otuz seneyi aşkındır, özel sektörde çalışan biri için “esenlik” gerçekten ne anlama gelir?

Benim için, fiziksel sağlığın ötesinde; yaşamın hem kişisel, hem de profesyonel yönlerinde genel mutluluğu, tatmini, bütünsel dengesini bulmak anlamına geliyor.

Hepimizin önünde cevaplanacak sayısız mail, whats app mesajı, verilecek ciddi kararlar, yapılacak can sıkıcı konuşmalar var. Bunların hiç bitmeyeceğini de biliyoruz, o zaman durumu ele alma zamanımız geldi.

Hayatınızın kontrolünü tekrar elinize alın!

İşte işin heyecan verici kısmı: Türkçede sözlük karşılığı esenlik olarak geçe Wellbeing ve İş &Yaşm Dengesi ritüellerinden faydalanma ve sizi sayısız şekilde desteklemelerine izin verme gücüne sahipsiniz!

Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olarak kendi yaşamımda son yıllarda dikkat ettiğim hususları maddeler şeklinde sizlerle paylaşmak istiyorum;

  1. Stres Yönetimi Egzersizlerini Öğrenin: Wellbeing icin önerilen günlük rutinler sizi etkili stres yönetimi teknikleriyle donatarak, zorlu iş ortamında kolaylıkla yol almanızı sağlar. Kaosun ortasında sakinleşmek için burundan alınıp verilen, terminolojide  pranayama olarak geçen nefes egzersizlerini ve/veya meditasyonu günlük rutininize dahil edin.
  1. Üretkenliği Artırın: Stres Yönetimine öncelik verdiğinizde, üretkenlik düzeylerinizi optimize edersiniz. Düzenli fiziksel aktivite yapmak, kaliteli bir uyku düzenini oturtmak ve sağlıklı bir iş-yaşam dengesini korumak odaklanmanızı, enerjinizi ve verimliliğinizi artırır.
  1. İlişkileri Besleyin: Besleyici ve anlamlı ilişkiler kurmak sosyal wellbeing halinin ayrılmaz bir parçasıdır. Olumlu ve işbirlikçi bir çalışma ortamını teşvik etmek için ekip ilişkilerine özen gösterin, iş arkadaşlarınızla güçlü ilişkiler geliştirin ve birbirinizi destekleyin.

                  Unutmayın, güçlü bir destek sistemi dünyalar kadar fark yaratabilir!

  1. Kişisel Bakıma Öncelik Verin: Sizi yeniden şarj eden ve gençleştiren kişisel bakım rutinlerinize zaman ayırın. Her gün 15 dakikada olsa kendinize ama sadece kendinize ayırdığınız bir zaman dilimi olsun. Bu zamanda muhakkak merkezi sinir sisteminizi besleyecek bir egzersizi uygulayın. İster meditasyon, ister nefes teknikleri, ister stres yönetimi için çok etkili olan Yin Yoga yapabilirsiniz. Veya kişisel hobilerinize vakit ayırın, ses frekanslarının sakinleştirici etkilerinden faydalanın; mesela New Age parçalar, Gregoryen İlahiler vb. Kendinize bir SPA  günü ayırın, veya SPA ritüellerini Daily Wellbeing ayurvedik bünye dengeleyici ürünler ile kendi kendinize evde günlük olarak yapın. Öz bakım uygulamaları zihinsel ve duygusal refahı teşvik ederek motivasyonunuzu korumanıza, enerji depolamanıza ve duygusal anlamda tatmin olmanıza yardımcı olur.

Unutmayın bu yaşamda sevdiklerimize ve diğer insanlara fayda sağlamak istiyorsak, öncelikle kendimiz içimizde dengeyi sağlamış olmalıyız.

Bütünsel Wellbeing dediğimiz esenliğimiz hayatınızdaki en önemli  olgudur!

Bu İş&Yaşam Dengesini sağlayan Wellbeing Rutinlerini benimseyerek, yalnızca iş yaşamınızda değil, kişisel yolculuğunuzda da olumlu etkiler yaratacaksınız.

Bu uygulamaları ertelemeden bugün uygulamaya başlayın ve inanılmaz dönüşüme ilk elden tanık olun!

Wellbeing Derneği olarak Türkiye’de ilk defa gerçekleştiridiğimiz 1. Wellbeing Konferansı videolarına bu linkten girerek, farklı panellerde Uzman Panelistlerin paylaştığı  hem Kariyer Wellbeing, hem Zihin& Beden Wellbeing , hem Sosyal Wellbeing, hem Finansal Wellbeing, hemde Çevresel Wellbeing halinizi nasıl yükselteceğinizle ilgili önerileri dinleyebilirsiniz.

Nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, Wellbeing Uzmanı Ebru Şinik tarafından yayınlanmış Wellbeing Ajandası ve Genleriniz Kaderiniz Değildir kitaplarını alarak, kendi kendinize rehperlik mekanizması da oluşturabilirsiniz.

Ben çok faydasını gördüm, sizinde faydalanmanız ve stresli iş yaşamında dengeleri daha rahat kurarak, kendinizi daha iyi hissetmenizi dilerim.

Didem Şinik Arıkan

Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Üyesi