Dördüncü Wellbeing Konferansı İstanbul’da gerçekleştirildi

blank

Toplumsal farkındalığı yükseltmeyi amaçlayan derneğimiz “tarafından düzenlenen Türkiye’nin ilk ve tek “Wellbeing Konferansları”, dördüncü yılında 650 kişilik rekor katılımla adeta bir “iyilik hali şölenine” dönüştü.

Bireysel, kurumsal ve toplumsal halk sağlığını iyileştirmeyi hedefleyen Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği’miz, 2 Mayıs 2026 cumartesi günü The Grand Tarabya managed by Accor Oteli’nde dev bir organizasyona imza attı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Balo Salonu’nu hızla dolduran yüzlerce kişi, toplumda “daha iyi hissetme hali”ne duyulan yoğun arayışın en güçlü kanıtı oldu.

İş, Finans ve Tıp Dünyasının Dev İsimleri Wellbeing İçin Buluştu

Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu’nun canlı enerjisiyle sunulan konferans; Kariyer, Finans, İş Dünyası, Longevity, Sağlık Sektörü, Cilt Sağlığı, İş-Yaşam Dengesi, Egzersiz ve Müzik başlıkları altında 9 ayrı panelle gerçekleşti.

Açılış konuşmalarını Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve Philips Kişisel Sağlık META Genel Müdürü Sibel Yıldız’ın yaptığı konferansda, kendi alanlarında topluma mal olmuş 28 uzman isim panelist olarak yer aldı.

Panellerde; Hülya Gedik, Dr. Yılmaz Argüden, Murat Sağman, Attila Köksal, Meri İstiroti, Eralp Arslankurt, Sanatçı Demet Tuncer, Kanun Virtüözü Ahmet Baran, Prof. Dr. Murat Aksoy, Cenk Akıncılar, Ayça Turgay ve Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer gibi değerli isimler ön plana çıkarken; gün boyunca wellbeing hali çok disiplinli bir bakış açısıyla ele alındı.

blank

650 Kişilik Dev Meditasyon ve Coşkulu Kapanış Konseri

Konferansın en unutulmaz anları, teorik bilgilerin deneyime dönüştüğü anlar oldu. AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek ile tüm salonun enerjisi kahkahalar eşliğinde “Yaşamına Hareket Kat” bölümüyle zirveye taşındı.

Ardından zihinleri tazelemek için başkanımız Ebru Şinik önderliğinde 650 kişinin aynı anda gerçekleştirdiği “Kalp-Beyin Korelasyonu Meditasyonu” salonda eşsiz bir sükunet alanı yarattı.

Finalde ise tam bir coşku hakim oldu. Müzik ve Wellbeing panelinde sanatçı Demet Tuncer’in “Hıdrellez” şarkısı ve Ahmet Baran’ın enerjik konseri sırasında Dernek Yönetim Kurulu’nun sahneye çıkarak koro halinde eşlik etmesi tüm salonu ayağa kaldırdı.
Etkinlik boyunca kurulan imza köşesinde ise Attila Köksal ve Murat Sağman, son kitaplarını katılımcılar için ücretsiz olarak imzaladı.

blank

Dernek Youtube kanalımızdan tüm panelleri izleyebileceğiniz 4. Wellbeing Konferansı’nda 9 panelde 28 duayen isim yer aldı; 

I. Kariyer Wellbeing Paneli: IK ve Finans Danışmanı ve Wellbeing Uzmanı Ayyüce Ökten moderatörlüğünde Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Kar, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü & Wellbeing Uzmanı Ayça Turgay sahne aldı.

II. Finansal Wellbeing Paneli : Yatırım Finansman gümüş sponsorluğunda gerçekleşen panelde, Yatırım Finansman Genel Müdürü Eralp Arslankurt’un yaptığı konuşma ardından Foder Yönetim Kurulu Üyesi ve Osmanlı Yatırım YK Danışmanı Murat Sağman moderatörlüğünde, Finansal Analist- CFA  Attila Köksal yer aldı.

III. İş Dünyasında Wellbeing Paneli: Gazeteci ve BloombergHT TV programcısı Hande Demirel moderatörlüğünde, Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik sahne aldı.

IV. Longevity ve Wellbeing Paneli: Fizyopatoloji, Fonksiyonel Tıp, Metabolizma ve Klinik Beslenme & Wellbeing Uzmanı Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral moderatörlüğünde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy ve Nükleer Tıp Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Danışmanı Prof. Dr. Nilüfer Yıldırım bulundu.

V. Sağlık Sektörü ve Wellbeing Paneli: Carmed İlaç altın sponsorluğunda gerçekleşen panel girişinde Carmed Bilimsel Çalışmalar Direktörü Dr. Öğr. Üy. Selin Aktar Kiremitci’nin yaptığı konuşma ardından Gastroenteroloji ve Wellbeing Uzmanı Dr. Özdal Ersoy moderatörlüğünde, Medihit Kurucusu ve Central Hospital Yönetim Kurulu Üyesi Meri İstiroti sahne aldı.

VI. Cilt Sağlığı ve Wellbeing Paneli: Genel Cerrahi Uzmanı, Mezoterapi & Ozonterapi ve Wellbeing Uzmanı Op. Dr. Volkan Tekin moderatörlüğünde, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer sahne aldı.

VII. İş&Yaşam Dengesi ve Wellbeing Paneli: Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. İrem Ergun moderatörlüğünde, Stratejist & ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden sahne aldı.

VIII. Egzersiz ve Wellbeing Paneli: İfade Tasarımcısı Arkın Çelik moderatörlüğünde, Ortopedi ve Travmatoloji Spor Cerrahi Doç. Dr. Serkan Sürücü, Uzman Fizyoterapist Gizem Bilen ile Online Fitness Koçu Fit Kültür, Online Fitness & Beslenme Hizmetleri Kurucusu Erhan Ünal sahne aldı.

 IX. Müzik ve Wellbeing Paneli: Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer moderatörlüğünde, Kanun Virtüözü ve Orkestra Şefi Ahmet Baran ve Karizmatik Liderlik Stratejisti, Konuşmacı ve Sanatçı Demet Tuncer sahne aldı.

X. Yaşamına Hareket Kat Bölümü ise Profesyonel Koç & Sağlıklı Yaşam Danışmanı AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek tarafından gerçekleştirildi.

XI. Toplu Meditasyon: Konferansın en dikkat çekici anlarından biri ise Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve Yükselen Çağ Wellbeing Akademi kurucusu olan Ebru Şinik liderliğinde gerçekleştirilen toplu meditasyon seansı oldu. 650 kişinin aynı anda katıldığı “Kalp-Beyin Senkronizasyonu Meditasyonu” seansında katılımcılar, kolektif bir farkındalık alanında bir araya gelerek bütünsel sağlık deneyimini sahne dışına taşıyan güçlü bir birliktelik yaşadı.

Konferans boyunca kitap imza köşesinde Attila Köksal ve Murat Sağman tarafından son kitapları katılımcılara ücretsiz olarak imzalandı.

Konferansın ana salon branding sponsorluğunu Technogym ve Bronz sponsorlukları Güven Hastanesi, Wellworld/ Esteworld ve Okuducu Holding tarafından üstlenildi.

blank

“Wellbeing Genel Yaşam Kalitesinin Göstergesidir”

Dernek Başkanı Ebru Şinik, bu büyük ilginin toplumdaki bilinç yükselmesini temsil ettiğini belirterek; “Sağlıklı ve dengeli bir yaşam için bilimsel kaynaklara erişimi kolaylaştırmak ana misyonumuzdur. Kendine ve topluma değer katan herkesi bu ailenin bir parçası olmaya davet ediyoruz,” dedi.

Siz de daha iyi hissetmek için adım atmak ve ;

• Sağlıklı ve dengeli bir yaşam tarzını destekleyen bilimsel kaynaklara ve uygulamalara çok daha kolay erişim sağlayarak, kişisel gelişiminize katkı sağlamak ve farkındalığınızı yükseltmek

• İyi yaşam hedeflerine sahip bireylerle bir araya gelerek toplumsal dayanışma ve destek ağının bir parçası olmak

• Dernek Eğitmenleri ve Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından sürekli düzenlenen eğitimler, webinar’lar ve etkinliklere ücretsiz katılma hakkına sahip olmak ve

• Toplumsal Wellbeing halini yükselten projelere gönüllü katılma fırsatını yakalayarak, topluma bilinçli olarak katkı sağlamak

isterseniz, ülkemizin ilk ve tek Wellbeing Derneği’ne üye olarak bu fırsatlardan faydalanabilir, hem kendi esenlik halinize yatırım yapar, hem de toplumsal wellbeing halinin yükselmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Kendinize ve topluma değer katan Wellbeing Ailemizin bir parçası olmak için bizimle iletişim kurabilirsiniz: info@wellbeingdernegi.org

Hello Dergisi Ebru Şinik ve Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral Röportajı – Mayıs 2026

blank
blank

HELLO Dergisi 14-25 Mayıs 2026 sayısında yayınlanan, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanımız Ebru Şinik ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral röportajını aşağıda okuyabilirsiniz. 4. Wellbeing Konferansı ve bütünsel sağlığın geleceği üzerine…

 

EBRU ŞİNİK;

1) Bütünsel Sağlık (Wellbeing) son yıllarda üzerine en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Öncelikle siz bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz? Siz Wellbeing kavramı ile nasıl tanıştınız? Wellbeing deyince konu neleri kapsıyor?

Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, fiziksel&zihinsel ve ruhsal sağlık kadar sosyal wellbeing, çevresel wellbeing ve elbette finansal dengemiz de büyük bir önem taşıyor. İşte tam da bu noktada “wellbeing” kavramı karşımıza çıkıyor.

Wellbeing, halen wellness ibaresi ile sıkça karıştırılabilen bir terimdir. Welness sadece fitness, beslenme ve SPA uygulamalarını içermektedir. Wellbeing ise, wellness uygulamalarını da içinde bulunduran ana kapsayıcı çatı terimdir.

Wellbeing terimi, insanın sahip olduğu üç ana beden olan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde denge sağlayıcı günlük seçimler ile Gallup’un 2010 yılında yayınladığı ve dünya nüfusunun %98’ini temsil eden Wellbeing Araştırmasında yer alan Kariyer, Finansal, Sosyal ve Çevresel Hayatta da eş zamanlı olarak denge kurulmasını ifade eden, aynı zamanda tüm wellness ve koruyucu tıp uygulamalarını da çatısı altında barındıran ana kapsayıcı kavramdır.

Wellbeing özet olarak bireylerin genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini ifade eden bir terimdir.

Önemini kısaca bir de şu şekilde anlatayım;

TIME dergisi 2030 Komitesi tarafından, 2021 Şubat ayında yayınlanan veriler gösteriyor ki 2021-2030 süreci gezegenin insan yerleşimi için uygun olup olmayacağının belirleyicisi olacak. Bu bakış açısıyla belirlenen ve süreç içinde hem gezegeni, hem de tüm insanlığı kurtaracak olan 6 ana sütun da şöyle açıklandı: İnovasyon, Eşitlik, Sürdürülebilirlik, Ekonomi, Liderlik ve Wellbeing.

Yani özellikle pandemi sonrasında her bireyin genel sağlığı ile ilgili sorumluluğu önce kendisinin alması gerektiği son derece netleşmiş olup, yaşam tarzı değişikliklerinin hastalıkların önlenmesinde, genlerden çok daha etkili olduğu epigenetik bilimi tarafından kanıtlanmıştır.

Epigenetik araştırma neticeleri özetle şunu söylüyor: Hastalıkların %5’lik bir bölümü genler ile ilişkilendirilirken, %95’lik kısmı ise epigenetik aracılığı ile kontrol edilebilmektedir.

Özetle genel yaşam kalitemiz wellbeing halimizin en açık göstergesi olup, epigenetik bilimi ve kadim tıp ilimlerine göre yaşam tarzımız sağlığın, beden-zihin dengesinin ve wellbeing halinin en önemli belirleyicisidir. Yani daha iyi ve daha mutlu olma hali günlük olarak yaptığımız önemsiz gibi görünen seçimlerimize bağlıdır.

Ben wellbeing terimi ve yaşam tarzı ile ilk defa 2011 yılında USA Chopra Center’da 3 yıl boyunca aldığım Meditasyon ve Ayurveda Uzmanlıkları eğitimlerinde tanıştım. Hocalarımız dünyanın en saygın üniversitelerinde çalışan akademisyen liderlerden olan bütüncül tıp doktorları ve filozoflarından oluşuyordu. O dönemde dünyanın yüzünü buraya döneceğini çok net olarak farkettim.

Ayurveda’nın Koruyucu Tıp Uygulamalarını öğrenmem ve bunları hayatıma yavaş yavaş entegre etmeye başlamam ile kronik sindirim sistemi rahatsızlıklarım, solunum sistemi problemlerim, zihinsel bulanıklık ve odaklanma sorunlarım hiçbir şekilde ilaç kullanmadan ortadan kolaylıkla kalktı. Kendimi hem fiziksel, hem de zihinsel olarak her anlamda daha iyi hissetmeye başladım. Bilimin en son verileri ile sentezlenmiş bu kadim bilgiler çok değerli ve efektif. İnsan mükemmel bir sotf-robotik mekanizma, farkındalığın ilk adımı öncelikle sahip olduğunuz robotik yapının fiziksel özelliklerini tanımaya başlamaktır. Bende bu geçen 15 yıl içerisindeki deneyimlerim doğrultusunda çok kapsamlı bir Genleriniz Kaderiniz Değildir Metodolojisi oluşturdum ve bu doğrultuda eğitim vermeye ve dernek aracılığı ile toplumu bilgilendirmeye devam ediyorum.

 

2) Wellbeing Derneği Başkanı’sınız, dernek nasıl bir ihtiyaçtan kuruldu, bahsedebilir misiniz? Konferans ile hedefledikleriniz neler? Konferansın toplumumuz için etkisi nasıl olabilir?

Wellbeing Derneğini, yıllar boyunca adım adım hayatıma kattığım wellbeing yaşam tarzını, kurucusu olduğum Yükselen Çağ Wellbeing Akademi’den mezun ettiğimiz 3 farklı Koruyucu Tıp Sertifika Programları öğrencilerimiz haricinde, eğitim almaya vakti, nakdi veya motivasyonu olmayan ama gene de hayatının bir noktasından başlayarak daha iyi hissetme halini yaratmak isteyen geniş halk kitleleri ile paylaşmak üzere kurduk; bu amaç Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu olarak en büyük motivasyonumuzdur.

Wellbeing uzun zamandır bir lüks değil; son 30 yıldır bu konuda  başta ABD, İngiltere, Avustralya ve Almanya’da yapılan ciddi araştırmalar ve istatistikler neticesinde ve özellikle pandemi sonrasında tüm dünyada kişilerin gelen yaşam kalitelerini yükseltmek üzere bilinçlendirme programları ve yayınları hızla yükseldi. Ayrıca Bütünsel Sağlık ve Esenliğin çok önemli belirleyicilerinden olan İş&Yaşam Dengesinin de, Kurumsal Wellbeing adı altında şirketlerin kültürü içine yerleştirmesi gerekliliği net bir şekilde ortaya çıktı. Bu konuya 2010’un başlarında dünyada profesyonelce ilk eğilen ve şirket kültürü haline getiren Google olmuştur. Elbette uluslararası araştırma şirketi olan GALLUP’un başı çektiğini belirtmeliyim.

BÜTÜNSEL SAĞLIK VE WELLBEING DERNEĞİ olarak bireysel, kurumsal ve tüm halk sağlığını gözetmek; iş, özel, sosyal ve dijital yaşamda bütünsel sağlık ve farkındalık halini yükseltmeyi amaçlıyoruz.

3) Bu yıl konferansa ilgi nasıl? Wellbeing Konferansı’na katılmak kişilere ne kazandırır?

Herkese açık olan konferansımıza, geçtiğimiz yıllardan çok daha büyük bir talep olduğu için bu yıl 500 kişi kapasite ile daha çok kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.

Bireylerin bu kavramı hayatlarına entegre etmek üzere önce niyetine girmeleri ve bir karar vermeleri lazım. Yani kişi kendisine bakıp, bir durup düşünecek ve “Ben şu andan itibaren her anlamda daha iyi hissetmek istiyorum, bu benim doğum hakkım. Genel wellbeing halimi yükseltmek için ufak gibi dursa da bir yerden başlamalıyım” diye karar vermeli.

Dernek üyelerimize bu konuda ücretsiz rehberlik yapıyoruz. Her hafta özellikle stres yönetimi için “YAŞAMINA HAREKET KATve STRESİNİ YÖNET” dersleri adı altında haftada 11 farklı uzman eğitmenimiz tarafından, online canlı ve interaktif olarak verilen, özellikle stres yönetimi sağlayan her seviyeye açık farklı yoga, meditasyon ve pranayama nefes teknikleri derslerimiz mevcut. Bu derslerin hepsi uzman eğitmenlerimiz tarafından gönüllülük esasına göre veriliyor. Ayrıca her ay Yönetim Kurulu Üyelerimizden veya Üyelerimizden bir uzman tarafından wellbeing’e dair muhtelif konularda, gene sadece üyelere özel webinarlar düzenliyoruz. İlgilenenler web sitemizden tüm faaliyetlerimizi inceleyebilir: https://wellbeingdernegi.org/

Konferanslarımızla zamanla geniş halk tabanına yayılarak, toplumsal iyilik halinin ancak bireysel iyilik halinin yükselmesi ile oluşabileceğini bilimsel kanıtlarla sunarak, kişilerin kendileri için artık kurban rolünden çıkarak, bireysel güçlerini ellerine almalarını amaçlıyoruz.

4) Konferansın nasıl bir izleyici kitlesi var, konu hakkında bilgisi olanlar mı katılıyor? Hayatınında olumlu yönde değişiklik yapmak isteyenler mi?

Konferansın izleyici kitlesinde çoğunlukla wellbeing konusunu daha önce bir vesile ile duymuş ve bu konuda yayınlara denk gelmiş  veya şirketlerinde bu konuda eğitim almış olan profesyoneller  ve geleceğe yatırım yapan değerli markalar yer alıyor.

Genel olarak katılımcı profilimiz istatistikleri neticesinde ağırlıklı olarak 30-55 yaş aralığında, kariyerinin zirvesinde olan profesyoneller, A ve B+ sosyo-ekonomik segment ve en az lisans ve ağırlıklı olarak lisansüstü eğitim seviyesine sahip, global trendleri takip eden kitleden oluşan aşağıdaki 6 ana kırılımı görüyoruz;

  1. Üst Düzey Yöneticiler ve Karar Vericiler: Şirketlerinde esenlik (wellbeing) programlarını başlatan karar vericiler, kurumsal dünyada yön belirleyen CEO, CHRO ve Departman Müdürleri ve ekipleri.
  2. Sağlık ve Wellbeing Profesyonelleri: Doktorlar, Eczacılar, Diyetisyenler, Psikologlar, Koçlar, Eğitmenler ve Yükselen Çağ Wellbeing Akademi mezunları (Sektör profesyonelleri).
  3. Beyaz Yakalı Çalışanlar: Yüksek stres altında çalışan, kişisel gelişime ve sağlığa bütçe ayıran kitle.
  4. Finans ve Danışmanlık Sektörü: Stres yönetimi ve yüksek performans odaklı çalışan finans uzmanları ve danışmanlar.
  5. Girişimciler, İşletme Sahipleri ve Freelancerlar: İş-özel hayat dengesini kurmaya çalışan, teknoloji ve verimlilik araçlarına ilgi duyanlar; kendi işini yöneten ve bütünsel sağlığı bir iş stratejisi olarak gören kitle.
  6. Kişisel Gelişim Takipçileri Bilinçli Tüketiciler: Daha dengede, kaliteli ve sağlıklı yaşamı bir hayat tarzı haline getirmek isteyen, podcast dinleyen, kitap okuyan, sürekli öğrenme döngüsünde olan kitle.

5) Bu yıl geçen yıllardan farklı olarak konferansın ana teması, konusu nedir? İçerikten söz eder misiniz?

Dernek Yönetim Kurulu olarak dört yıldır işlediğimiz tüm konular bizim nezdimizde wellbeing adına yaşamımızı şekillendiren ve yaşam kalitemizi etkileyen çok önemli konulardır.

“Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği” olarak dördüncü konferansımız 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü, The Grand Tarabya Managed by Accor’un mekan sponsorluğunda boğaza nazır harika bir konferans salonunda gerçekleşecek.

Bu sene öne çıkaracağımız 9 panelde odaklandığımız konular; kariyer, iş dünyası ve özel yaşam dengesi, finansal wellbeing, longevity, cilt bakımı, sağlık sektörü, egzersiz ve müzik. Konferansta 9 panelde 28 duayen isim yer alacak.

Tüm bu temaları, alanında uzman konuklarımızla wellbeing halini yükselten önerilerle geniş bir perspektiften inceleyeceğiz. Wellbeing Konferansımızın tüm ekibi ve panelistleriyle ülkemizde sadece Wellbeing Derneği tarafından gerçekleştirilen bir imza etkinliğe ev sahipliği yapmasının haklı gururunu ve mutluluğunu taşıyoruz.

Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu’nun Master of Ceremony olarak yer alacağı konferans, benim ve konferansın platin ana sponsoru Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Sibel Yıldız‘ın yapacağı açılış konuşmaları ile başlayacak. Konferansta 9 panelde yer alacak 28 duayen ismi ve konferans detaylarını buradan inceleyebilirsiniz: https://www.wellbeingdernegi.org/dorduncu-wellbeing-konferansi/

6)Dünyada bu tür konferanslar çok mu? Bizimkiyle diğerlerinin nasıl bir ortak yönü veya farkları var?

Dünyada bu konuda çalışan bir dizi üniversite, STK ve araştırma kuruluşu mevcut. Bu kurumların çoğunluğu özellikle İngiltere, ABD ve Avustralya’da bulunmakta. Fakat özellikle uluslararası araştırma kuruluşu GALLUP ve Oxford Üniversitesi bünyesinde kurulan Oxford Wellbeing Research Center tarafından bu konuda yapılan zirveler dünyadaki en ciddi ve kapsamlı olanlarıdır. GALLUP wellbeing konusunda yaklaşık 20 yıldır dünya nüfusunun ortalama %98’ini temsil eden araştırmalar yapmakta ve bunları muhtelif aralıklarla yayınlamaktadır. Ayrıca Arianna Huffington’nın kurmuş olduğu Thrive Global isimli platform ile wellbeing konusu ABD ‘deki en büyük şirketleri işin içine katarak ciddi faaliyetlerde bulunmaktadır.

Dünyadaki bu zirve ve konferansları incelediğimizde ortak ve farklı yönlerimizde başlıca iki konu ön plana çıkıyor;

  1. 13 yıldır Kurumsal Wellbeing eğitimleri veren bir uzman olarak, ülkemizdeki kurumsal dünyayı wellbeing konusunda bilinçlendirme ve Wellbeing At Work kapsamında şirketleri, en az İngiltere ve ABD kadar, bu konuya dahil edebildiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Yani Kurumsal wellbeing konusunda ülkemiz azımsanmayacak bir farkındalığa doğru yol almaktadır. Bunu 2 Mayıs cumartesi günü gerçekleştireceğimiz 4. Wellbeing Konferansımıza ilgi gösteren ve markalarıyla yer alan ve yıllardır bizden wellbeing eğitimleri alan şirket listelerinden gayet net görebiliyoruz.
  2. Veri ve istatistik sağlama konusunda ise maalesef biz oldukça gerideyiz. Bu konuda dernek yönetim kurulunda bulunan akademisyen üyelerimiz şu ana kadar 5 farklı araştırma yayınladılar. Bu araştırmalarımızı daha genişleterek, uluslararası verilere katkı sağlamayı planlıyoruz.
blank

PROF. DR. PELİN ARIBAL AYRAL;

1) “Wellbeing” ve “Sağlıklı Yaş Alma” son yıllarda üzerine en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. “Sağlıklı Yaş Alma” ve “Wellbeing” kavramlarını açabilir misiniz?

Wellbeing ve ‘sağlıklı yaş alma’ kavramları aslında birbirini tamamlayan iki önemli yaklaşımı ifade ediyor. Wellbeing; yalnızca fiziksel sağlığı değil, çok daha geniş bir iyilik halini ifade eder. Gallup’un global çalışmalarına göre wellbeing; kariyer, sosyal ilişkiler, finansal denge, fiziksel sağlık ve toplumsal aidiyet olmak üzere beş temel alanda şekillenir. Yani kişinin sadece hasta olmaması değil; yaptığı işten tatmin olması, güçlü sosyal bağlara sahip olması, kendini güvende hissetmesi ve yaşamına anlam katabilmesi de bu bütünün bir parçasıdır. Bu nedenle wellbeing’i, yalnızca bedensel bir sağlık durumu değil; insanın hayatla kurduğu çok boyutlu ve dinamik bir denge hali olarak tanımlamak gerekir.

Sağlıklı yaş alma ise bu iyilik halinin zaman içindeki sürdürülebilirliğini ifade eder. Burada amaç sadece yaşam süresini uzatmak değil, yaş aldığımız yılları kaliteli, bağımsız ve aktif geçirebilmektir.

Bilimsel olarak da biliyoruz ki; yaşlanma kaçınılmaz bir süreç olsa da, nasıl yaşlandığımız büyük ölçüde yaşam tarzımızla şekilleniyor. Beslenme, uyku, stres yönetimi, hareket ve çevresel faktörler hücresel düzeyde yaşlanma hızını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle ben, wellbeing’i yaşamın her anına nüfuz eden çok katmanlı bir denge hali olarak görüyorum. Sağlıklı yaş alma ise bu dengenin zaman içindeki yansımasıdır. Yani wellbeing, sadece iyi hissetmekle sınırlı değil; hücresel düzeyden zihinsel dayanıklılığa kadar uzanan, yaşam kalitesini belirleyen temel bir yapıyı oluşturur.

 

2) Danışanlarınıza Fonksiyonel Tıp Bakış Açısı ile yaklaşıyorsunuz, bize Fonksiyonel Tıp yaklaşımını ve “Sağlıklı Yaş Alma”ya katkısını anlatabilir misiniz?

Fonksiyonel tıp, hastalıklara yalnızca semptomlar üzerinden değil, altta yatan kök nedenler üzerinden yaklaşan, bütüncül ve kişiye özel bir tıp modelidir. Bu yaklaşımda amaç; ortaya çıkan bulguları baskılamak değil, o bulgulara neden olan biyolojik dengesizlikleri anlamak ve düzeltmektir.

Her bireyin genetik yapısı, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, stres düzeyi ve çevresel maruziyetleri farklıdır. Bu nedenle fonksiyonel tıp, ‘herkese aynı tedavi’ yaklaşımı yerine, kişiye özgü bir yol haritası oluşturur. Özellikle bağırsak sağlığı, inflamasyon, hormonal denge, mitokondriyal fonksiyon ve detoksifikasyon süreçleri bu modelin temel odak alanlarını oluşturur.

Sağlıklı yaş alma açısından baktığımızda ise fonksiyonel tıp çok güçlü bir zemin sunar. Çünkü yaşlanma süreci büyük ölçüde kronik inflamasyon, oksidatif stres ve hücresel enerji üretimindeki azalma ile ilişkilidir. Fonksiyonel yaklaşım bu süreçleri erken dönemde tespit edip müdahale ederek, yalnızca hastalık gelişimini önlemekle kalmaz; aynı zamanda yaşam kalitesini, enerji düzeyini ve fonksiyonel kapasiteyi artırır.

Bu nedenle fonksiyonel tıp, sağlıklı yaş almayı destekleyen bir yöntemden öte, aslında yaşam boyu sürdürülebilir bir sağlık stratejisidir.

 

3) Siz, “Wellbeing” ve “Sağlıklı Yaş Alma” bu konularına ne zaman ilgi duydunuz ve kaç yıldır bu konuda çalışıyorsunuz? Türkiye’de konu ne kadar biliniyor? Sizce batı tıbbı dediğimiz günümüz sağlık sistemi hastalık önleme ve tedavi için yeterli mi?

Sağlıklı yaş alma ve wellbeing konularına ilgim aslında tıp fakültesine giriş motivasyonumun bir parçasıydı. İnsanların sadece hastalıklarını tedavi etmek değil, sağlıklı kalmalarını sağlamak ve yaşam kalitelerini artırmak her zaman önceliğim oldu. İç Hastalıkları Anabilim Dalının altında bulunan ve hastalıkların oluş mekanizmasını araştıran Fizyopatoloji’de öğretim üyesi olmamda bunun bir sonucuydu. 2009 da Profesör olduktan sonrada bu konularda çalışmalarım devam etti.  Ayrıca, Gıda-Metabolizma ve Klinik Beslenme anadalını kurarak da bu konularda çalışmaya devam ettik. Ancak wellbeing konusunda esas ilgim, 2020 yılında aldığım wellbeing uzmanlığı eğitimiyle birlikte çok daha derinleşti.

Bugün baktığımızda Türkiye’de wellbeing ve sağlıklı yaş alma konularının son yıllarda hızla yaygınlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Artık insanlar sadece hastalıkları değil, sağlıklarını nasıl koruyabileceklerini ve daha kaliteli bir yaşamı nasıl sürdürebileceklerini sorguluyor. Bu farkındalık artışı çok kıymetli bir dönüşümün göstergesi.

Modern batı tıbbı ise akut hastalıkların, enfeksiyonların ve cerrahi tedavilerin hayat kurtarma noktasında son derece güçlü ve vazgeçilmezdir. Ancak kronik hastalıkların artışıyla birlikte, yalnızca semptom odaklı yaklaşımın yeterli olmadığı da giderek daha net ortaya çıkmaktadır. Bu noktada fonksiyonel tıp ve wellbeing yaklaşımları, batı tıbbını tamamlayan ve onu daha bütüncül hale getiren önemli alanlar olarak yer almaktadır.

Ben bu yaklaşımları birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan ve birlikte kullanıldığında çok daha güçlü sonuçlar veren bir bütün olarak görüyorum.

 

4) “Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği” Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı’sınız, dernekte yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Wellbeing alanında profesyonel anlamda kendini geliştirmek isteyenlere ne gibi önerileriz olur?

Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak, temel hedefimiz wellbeing kavramını bilimsel temellerle ele alarak toplumda kalıcı bir farkındalık oluşturmak ve bu alanı disiplinler arası bir yaklaşımla geliştirmek. Bu doğrultuda son yıllarda oldukça kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Düzenlediğimiz geniş katılımlı wellbeing konferansları ve çok başlıklı panel programları ile farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getirerek güçlü bir bilgi paylaşım platformu oluşturuyoruz. Kariyerden finansal wellbeing’e, sağlıktan egzersize, cilt sağlığından iş-yaşam dengesine kadar uzanan çok boyutlu içeriklerle wellbeing’i yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kavram olarak ele alıyoruz.

Bunun yanında yıl boyunca devam eden eğitim programları, uygulamalı dersler, webinarlar ve farkındalık projeleri ile wellbeing yaklaşımını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Amacımız bu alanı sadece teorik bir çerçevede anlatmak değil; bireylerin günlük yaşamlarına entegre edebilecekleri sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırmak. Aynı zamanda farklı sektörlerle kurduğumuz iş birlikleri sayesinde wellbeing’i iş dünyası, sağlık sektörü ve sosyal yaşamın kesişiminde konumlandırıyoruz.

Wellbeing alanında profesyonel olarak kendini geliştirmek isteyenlere en önemli önerim ise; bu alanı bir trend olarak değil, çok disiplinli ve bilimsel temeli olan bir yapı olarak ele almalarıdır. Çünkü gerçek wellbeing yaklaşımı; tıp, epigenetik, psikoloji, beslenme, hareket bilimleri ve davranış bilimlerinin entegrasyonunu gerektirir. Bu nedenle güçlü bir teorik altyapı oluşturmak, güncel bilimsel gelişmeleri takip etmek ve en önemlisi bu yaklaşımı kendi yaşamında deneyimleyerek içselleştirmek büyük önem taşır.

 

5) Son olarak, hem kendiniz hem de dernek ile ilgili uzak ya da yakın vadeli planlarınız neler?

Gerek bireysel yolculuğumda gerekse Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği bünyesindeki çalışmalarımızda en temel amacım; sağlığı yalnızca hastalıkların yokluğu olarak değil, sürdürülebilir bir iyilik hali olarak yeniden tanımlamak.

Yakın vadede hedefimiz, wellbeing kavramını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve bilimsel temellerle desteklenen, uygulanabilir yaşam modelleri sunmak. Bu doğrultuda eğitim programlarımızı, multidisipliner konferanslarımızı ve toplumsal farkındalık projelerimizi daha da yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Aynı zamanda wellbeing’i yalnızca bireysel bir kavram olmaktan çıkarıp; iş dünyası, eğitim ve sağlık sistemleriyle entegre bir yapıya dönüştürmek önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Orta ve uzun vadede ise hedefimiz çok daha kapsamlı: Türkiye’de wellbeing ve sağlıklı yaş alma alanında referans alınan, bilimsel üretim yapan ve uluslararası düzeyde iş birlikleri geliştiren güçlü bir merkez haline gelmek. Bu alanda standartları belirleyen, eğitim modelleri oluşturan ve farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan bir yapı kurmak istiyoruz.

Kişisel olarak ise fonksiyonel tıp ve longevity alanındaki çalışmalarımı daha da derinleştirerek, hem klinik hem de toplumsal düzeyde daha fazla insana ulaşmayı hedefliyorum. Çünkü inanıyorum ki geleceğin tıbbı; hastalıkları tedavi etmekten çok, sağlığı sürdürülebilir kılabilen bir yaklaşım üzerine kurulacak.

Bizim vizyonumuz; bireyin kendi sağlığının sorumluluğunu alabildiği, bilinçli ve dengeli bir yaşam kültürünün yaygınlaştığı bir toplum oluşturmak. Misyonumuz ise bu dönüşümü bilimsel bilgi, doğru rehberlik ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları ile desteklemek.

blank

Elle Dergisi Ebru Şinik ve Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral Röportajı – Mayıs 2026

blank
blank

ELLE Dergisi Mayıs 2026 sayısında yayınlanan, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanımız Ebru Şinik ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral röportajını aşağıda okuyabilirsiniz. Bütünsel sağlığın geleceği, küresel wellness trendleri ve yükselen yapay zeka teknolojilerinin yaşam kalitemize etkilerine dair ufuk açıcı bir söyleşi…

 

1) Bu yılki Wellbeing Konferansı’nın en önemli teması nedir? Katılımcılar konferanstan hangi somut bilgilerle ayrılacak?

 

Ebru Şinik: Dernek Yönetim Kurulu olarak dört yıldır işlediğimiz tüm konular bizim nezdimizde wellbeing adına yaşamımızı şekillendiren ve yaşam kalitemizi etkileyen çok önemli konulardır. Bu sene öne çıkaracağımız 9 panelde odaklandığımız konular; kariyer, iş dünyası ve özel yaşam dengesi, finansal wellbeing, longevity, cilt bakımı, sağlık sektörü, egzersiz ve müzik… Tüm bu temaları, alanında uzman konuklarımızla wellbeing halini yükselten önerilerle geniş bir perspektiften inceleyeceğiz.

 

Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral: Bu yıl Wellbeing Konferansı’nın ana teması, wellbeing’i bir kavram olmaktan çıkarıp hayatın her alanına entegre edilebilen, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yaşam modeli haline getirmek. Çünkü wellbeing sadece iyi hissetmek değil; iyi yaşamak, uzun yaşamak ve dengede kalabilmek demek. Konferansımızda wellbeing’i tek bir başlık altında değil; kariyerden finansal sağlığa, fizyolojik dayanıklılıktan psikolojik esnekliğe kadar uzanan çok boyutlu bir sistem olarak ele alıyoruz.

Özellikle “Longevity ve Wellbeing”, “İş Dünyasında Wellbeing” ve “Sağlık Sektörü ve Wellbeing” panellerinde şu kritik mesajı vurguluyoruz: Sağlık, yalnızca hastalık yokluğu değildir; biyolojik, zihinsel ve sosyal sistemlerin dengede çalışmasıdır. Bu nedenle konferans, klasik “iyi hisset” yaklaşımından farklı olarak; stres regülasyonu, metabolik sağlık, iş-yaşam dengesi, zihinsel dayanıklılık, sosyal ve finansal güvenlik gibi wellbeing’in tüm bileşenlerini bilimsel temellerle ve gerçek hayat uygulamalarıyla ele alıyor. Katılımcılar konferanstan sadece ilham alarak değil, uygulanabilir bir wellbeing yol haritası ile ayrılacaklar. Örneğin;

  • Günlük yaşamda uygulanabilecek mikro alışkanlıklar (beslenme, uyku, stres yönetimi)
  • İş hayatında performansı artırırken tükenmişliği azaltan pratik stratejiler
  • Uzun vadeli sağlık için longevity odaklı yaşam önerileri
  • Finansal ve kariyer kararlarını wellbeing perspektifiyle değerlendirme bakış açısı
  • Egzersiz, cilt sağlığı ve zihinsel iyilik hali için bilimsel ama sade rehberler.

Kısacası bu konferansın farkı şu: Katılımcılar yalnızca “ne yapmaları gerektiğini” değil, “nasıl yapacaklarını” öğrenerek ayrılacaklar.

 

2) Wellbeing alanında Türkiye’de ve dünyada öne çıkan en güncel trendler neler?

 

Ebru Şinik: Dünya sosyo-kültürel ve  sosyo-ekonomik olarak hızla dönüşürken belki de tarihinde hiç yaşanmamış bir ivmeye şahitlik ediyor. Bu ivmenin nedeni özellikle bireylerin sosyal medya kanallarıyla herhangibir onaya ihtiyaç duymadan bilgiyi serbestçe paylaşmaları ve neticesinde doğru veya yanlış bilgiye ulaşılabilirliğin dünya tarihinde bugüne kadar yaşanmış en üst noktaya gelmiş olması. Sosyal medyanın yanısıra son 3-4 yıldır bireysel hayatlara rahatlıkla girmiş olan AI tabanlı uygulamalar ve arama motorlarının da bunda katkısı oldukça büyük.

Tüm bu gelişmeler insanın hayatta daha iyi olması, daha iyi hissetmesi için araştırmaya, yenilikleri denemeye ve  yaşamla ilgili anlam arayışındaki farkındalığın da yükselme eğiliminde olduğuna işaret ediyor.

İşte tam bu noktada wellbeing kavramı karşımıza dünyada en hızla gelişen sektörlerin başlarında olarak karşımıza çıkıyor.

blank

Wellbeing Nedir?

Günümüzün hızlı tempolu dünyasında, fiziksel sağlık kadar ruhsal ve zihinsel sağlığımız da büyük bir önem taşımaktadır. İşte tam da bu noktada “wellbeing” kavramı karşımıza çıkar. Wellbeing, bireylerin genel yaşam kalitesini ve memnuniyetini ifade eden bir terimdir. Fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal bileşenlerden oluşan bir denge halini kapsar ve kişinin hayatını şekillendiren ana alanlarında nasıl hissettiği ile ilgilidir.

Wellbeing ibaresi, insanın sahip olduğu üç ana beden olan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerde denge sağlayıcı günlük seçimler ile GALLUP’un 2010 yılında yayınladığı ve dünya nüfusunun %98’ini temsil eden Wellbeing Araştırmasında yer alan Kariyer, Finansal, Sosyal ve Çevresel Hayatta da eş zamanlı olarak denge kurulmasını ifade eden, tüm wellness ve koruyucu tıp uygulamalarını da çatısı altında barındıran ana kapsayıcı bir terimdir.

TIME dergisi 2030 Komitesi tarafından, 2021 Şubat ayında yayınlanan verilere göre, 2021-2030 süreci gezegenin insan yerleşimi için uygun olup olmayacağının belirleyicisi olacak ve bu süreç içinde gezegeni ve tüm insanlığı kurtaracak olan 6 ana sütun inovasyon, eşitlik, sürdürülebilirlik, ekonomi, liderlik ve wellbeing olarak belirtilmektedir. 

Wellbeing ve wellbeing çatısı altındaki modüllerden biri olan wellness sektörlerinde en fazla öne çıkan konuları sıralayacak olduğumda, en fazla ürün yelpazesinin bu 8 ana kategoride piyasaya sunulduğunu görüyoruz;

  1. Kaliteli Uyku
  2. Fonksiyonel Beslenme
  3. Egzersiz
  4. Kilo Verme
  5. Güzellik
  6. Stres Yönetimi
  7. Zihinsel ve Duygusal Denge : Ruh Sağlığı & Mindfulness
  8. Sağlıklı Yaş Alma : Longevity & Wellaging

 

Bu kategorilerde küresel pazarda arz edilen ürünleri;

I . Harici ve dahili yolla alınan muhtelif bitkisel&hayvansal kökenli gıda ve besin takviyeleri

II. Teknolojik bio-hacking ürünleri

III. Wellness Turizmi ve

IV. AI tabanlı genel ve kişiselleştirilmiş uygulamalar

olarak 4 genel maddede sınıflandırabiliriz.

2024 yılında Global Wellness Economy Monitörü tarafından, sağlık ekonomisinin 2023 yılında 6,3 trilyon dolarlık bir zirveye ulaştığını ve 2028 yılına kadar yaklaşık 9 trilyon dolara çıkmasının beklendiği belirtildi. 2025 yılında küresel wellness pazarı üzerine MC Kinsey’in son yaptığı “Wellness’ın Geleceği”  isimli araştırmasında sağlık, uyku, beslenme, fitness, güzellik ve mindfulness olmak üzere altı öne çıkan kategoriye odaklanılmış. Bunun nedeni de, küresel yatırımcıların bu 6 kategoriye olan ilgisinin artması, bu alanlarda çokça gerçekleşen şirket birleşmeleri ve satın almalar.  Çin, Almanya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 9.000’den fazla tüketici analizinin yapıldığı bu araştırmada öne çıkan iki ana fikir şu şekilde açıklanıyor;

  • Genç tüketiciler sağlığı yeni şekillerde kavramsallaştırıyor.
  • Sağlık artık yeni alanlarda ortaya çıkıyor.

Bu rapora göre; özellikle Y kuşağı (1981-1996 arası doğumlular) ve Z kuşağı (1990 -2010 arası doğumlular)  için sağlık ara sıra yapılan bir dizi aktivite veya satın alma değil, günlük kişiselleştirilmiş bir uygulama haline gelmiş durumda. Z kuşağı denilen genç demografik gruplar wellness endüstrisini ileriye taşıyor olsa da, yaş olarak daha büyük tüketiciler olan Y kuşağının wellness kavramının genişleyen tanımına daha fazla ilgi gösterip, yaşam tarzlarına adapte ettikleri görülmeye başlanmış.

Wellness’a olan talebin her yıl %4 ile %5 oranında büyüdüğü tahmin ediliyor ve tüketiciler için her zamankinden daha önemli bir noktaya taşındığı görülüyor. Sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde, yıllık harcamaların 500 milyar doları aştığı wellness sektöründe, ABD’deki tüketicilerin %84’ü sağlıklı yaşamın “en önemli” veya “önemli” bir öncelik olduğunu belirtiyor.  İngiltere’de bu rakam %79, Çin’de ise %94’e çıkıyor.

Özellikle genç nesillerin sağlıklı yaşamı giderek daha fazla önceliklendirildiğinin tespit edildiği araştırmada, ABD’deki Z kuşağı (1997 ile 2012 arasında doğanlar) ve Y kuşağı (1981 ile 1996 arasında doğanlar) nesillerinin yaklaşık yüzde 30’u, bir yıl öncesine kıyasla sağlıklı yaşamı “çok daha fazla” önceliklendirdiğini bildirirken, bu oran eski nesillerde yüzde 23’e kadar çıkıyor.

Ve şu sonuca da tabii ben hiç şaşırmadım;
Z kuşağı “daha iyi görünüm”ü üçüncü sıraya yerleştirirken, Y kuşağı daha çok yaşamla ilgili farkındalık yükselişine yani mindfulness adı altında yer alan meditasyon, nefes teknikleri, bilinçli seçim yapmayı teşvik eden geleneksel uygulamalara önem veriyor.

Ve bu istatistiklerden sonra hızla evrimleşen teknolojinin insan yaşamında wellbeing halini nasıl destekleyebileceğine gelmek istiyorum.

Teknoloji, daha sağlıklı, daha bilinçli ve hatta sosyal ilişkileri güçlendiren bir yaşamı destekleyebilir mi?

Öncelikle Yapay Zeka sağlık alanında özellikle aşağıdaki kategorilerde büyük faydalar sağlayan şekillerde yaşamımıza hızla girdi;

► Fiziksel Sağlık : Kişiselleştirilmiş Sağlık Hizmetleri ( Yapay organ, uzuv üretimi, longevity vb.)

Mental Sağlık: Psikolojik Danışmanlık, Stres Yönetimi ve Kaliteli Uyku Uygulamaları

► Eğitim: Henüz çok gelişmemiş olsa da, Health Coach uygulamaları ile kişiye özel spesifik danışmanlık ve eğitimler

Yapay zeka ve sağlıklı yaşamın kesiştiği nokta, kişiselleştirilmiş bakım ve destek için yeni olanaklar sunan çok geniş bir alan. Bu teknolojiler, farkındalık uygulamaları konusunda rehberlik sunmak, sağlık ölçütlerini takip etmek, farkındalık ve öz bakımı teşvik eden ilgi çekici, etkileşimli deneyimler yaratmak veya eğitim kaynakları sağlamak gibi fiziksel ve zihinsel wellbeing halini geliştirmek için etkili araçlar sunuyor ve bu arz ve talep her gün daha da gelişecek. Örneğin halihazırda AI biyometrik veriler aracılığıyla stres seviyelerini izlemeye yardımcı olabiliyor, gerçek zamanlı ihtiyaçlara göre uyarlanmış meditasyon uygulamaları veya nefes egzersizleri de önerebiliyor.

Yapay zekanın sağlık koçu olarak kullanıldığı durumlar, sağlıklı yaşamı daha erişilebilir ve bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanmış hale getirme yönündeki artan eğilimi çok net yansıtıyor.

İşte bu noktada tüketicilerin oldukça dikkatli olması ve sağduyulu bir yaklaşım sergilemesi çok önemli. Bu tür uygulamalar bilinçli bir şekilde kullanıldığında talep doğrultusunda arz sunabiliyor; bu noktada yapay zeka geleneksel uygulamaları tamamlayarak, iyilik halinizi yükselten ve sürdürülebilir kılmasını sağlayan hatırlatmalar ve öneriler sunabilir.

Ama şunu asla unutmamak gerekir:  Biz makine değiliz, insan olarak holografik varlıklarız ve sağlıklı yaşamın bilgeliği içimizde saklıdır!

Bu noktadan hareketle Destek almayı planladıgınız Kişisel Gelişim ve Bütünsel Sağlık uygulamalarının kimler tarafından, ne amaçla geliştirildiğini bilmek çok önem taşıyor.

Teknoloji bizlere rehberlik edebilir ve iyileştirme sağlayabilir, ancak gerçek transformasyon dediğimiz dönüşüm üstünde derinlemesine çalışılan kişisel bir yolculuktur. Düzenli meditasyon ve burundan alınıp verilen yoga ilmine dayalı pranayama nefes egzersizleri vb. her türlü farkındalık çalışması neticesinde tüm insanlar kendi içsel rehberlik mekanizmasına ulaşabilir ve kendi için en doğru olan yolu bu içsel rehberliği sayesinde seçebilir.

Bu tür teknolojik gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak ve değerlerimizle ve ihtiyaçlarımızla uyumlu bir şekilde bunlarla ilgilenmek şüphesiz çok önemlidir, teknolojinin getirdiği nimetlerden kesinlikle faydalanmalıyız.  Ancak destek almayı düşündüğünüz AI tabanlı sağlık uygulamalarını seçerken, sadece teknolojik olarak gelişmişliğine değil, aynı zamanda etik değerlere de önem veren, içerik ve rehberlik mekanizmaları saygın uzmanlar tarafından oluşturulmuş şirketlerin geliştirdiği uygulamaları seçmelisiniz.

Şahsen Türkiye’den bana bu tür  uygulamalara danışmanlık vermem için gelen  projelerde, geliştiricilerin bütünsel sağlık kavramı ile ilgili neredeyse hiçbir fikri ve know-how’ı  olmaması nedeniyle, kurguların baştan sona yanlış yapıldığına çok sık şahit oluyorum.

Sonuç olarak AI gelişmeye devam ettikçe, wellness alanındaki uygulamaları da genişleyecek ve bütünsel sağlık ve iyilik halimizi desteklemek ve geliştirmek için yenilikçi yollar sunacak.

Hepimize düşen görev ise dünya hızla dönüşürken, insan olarak üstümüze düşen ana ödevimiz olan bedenimize ve zihnimize iyi bakarak, kendimizi sonsuz keşif yolculuğumuzda güvenli ve sürdürülebilir adımlar atmaktır.

blank

Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral: Bugün wellbeing sadece bir “trend” değil; hayatın merkezine yerleşmiş yeni bir yaşam biçimi. Dünyada ve Türkiye’de en dikkat çekici değişim, wellbeing’in parçalı bir yaklaşım olmaktan çıkıp bütüncül, ölçülebilir ve kişiselleştirilmiş bir sistem haline gelmesi. Global ölçekte wellbeing yaklaşımı hızla genişliyor; fiziksel, zihinsel, sosyal, çevresel ve hatta mesleki alanları kapsayan çok katmanlı bir yapı olarak ele alınıyor. Öne çıkan güncel trendleri şöyle özetleyebiliriz:
1. Kişiselleştirilmiş wellbeing; Artık herkes için tek tip bir sağlıklı yaşam yaklaşımı yok. Bireyin biyolojisi, yaşam tarzı ve ihtiyaçlarına göre şekillenen yaklaşımlar öne çıkıyor.

2. Longevity ve sağlıklı yaş alma; Sadece yaşam süresi değil, yaşam kalitesi ve fonksiyonellik ön planda. Hücresel sağlık, metabolik denge ve yaş alma biyolojisi wellbeing’in merkezine yerleşmiş durumda.

3. Mental wellbeing ve stres regülasyonu; Kronik stres modern çağın en büyük risklerinden biri: Meditasyon, nefes, sinir sistemi regülasyonu artık temel araçlar

4. Dijital destekli wellbeing; Giyilebilir teknolojiler, sağlık verilerinin takibi, yapay zeka destekli öneriler ile bireylerin kendi sağlıklarını yönetmesini kolaylaştırıyor

5. Fonksiyonel beslenme & bağırsak sağlığı; Mikrobiyota, inflamasyon ve metabolizma arasındaki ilişki daha fazla önem kazanıyor: “Ne yiyoruz?” “neyi sindiriyoruz” ve “nasıl işliyoruz?” sorusu öne çıkıyor

6. Çevresel wellbeing; Son yıllarda hızla yükselen bir alan: Hava kalitesi, toksin maruziyeti, su ve yaşam alanı sağlığı ile insan sağlığının çevre ile ayrılmaz bir bütün olduğu anlayışı güçleniyor

7. Kariyer ve iş yaşamı wellbeing’i; Başarı sadece performansla değil, sürdürülebilirlik ve tükenmişlikten korunma ile değerlendiriliyor. İş-yaşam dengesi, anlam duygusu ve psikolojik güvenlik ön planda…

Türkiye’de bu global eğilimlere paralel olarak üç önemli dinamik öne çıkıyor: Koruyucu hekimlik ve fonksiyonel yaklaşımın yükselişi; Dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması ve Geleneksel sağlık pratiklerinin bilimsel bakış açısıyla yeniden yorumlanması … Bu da Türkiye’de wellbeing’i: hem bilimsel, hem kültürel ve hem de pratik bir yapıya dönüştürüyor. Tüm bu trendlerin ortak noktasında wellbeing’in iyi hissetmenin yanında kendini tanımak, bedenini yönetmek ve yaşamını bilinçli tasarlamak olduğu yer alıyor ve en önemli değişim: İnsanlar artık sağlıklarını kaybettikten sonra değil, kaybetmeden önce yönetmek istiyorlar.

 

3) Günlük yaşamda wellbeing’i desteklemek için en basit üç öneriniz nedir?

 

Ebru Şinik; Özellikle sabah rutinleri günü nasıl bir fiziksel ve zihinsel enerji ile geçireceğimizin ana belirleyicilerindendir. Ağız ve sinüs hijyenini sağlayan basit ayurvedik protokoller ile mideye girecek ilk şeyin büyük bir bardak ılık limonlu su olması ve güne merkezi sinir sistemini dengeleyen ve zihni odaklamaya hazırlayan 5-10 dklık bir pranayama nefes egzersizi ile başlamak en önemsediğim alışkanlıklardır.

Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral: Wellbeing aslında büyük değişimlerden değil, her gün tekrarlanan küçük ama doğru alışkanlıklardan oluşur. Bazen en basit adımlar, en güçlü dönüşümü yaratır.

  1. Güne bedeninizi regüle ederek başlayın: Sabah ilk 30 dakika gün ışığı alın, birkaç dakika nefes egzersizi yapın, mümkünse kısa bir hareket ekleyin. Bu üçlü, sinir sistemini dengeler ve günün metabolik ritmini belirler.
  2. Kan şekerinizi ve enerjinizi stabilize edin: Gün içinde rafine şekerden uzak durun, protein ve liften zengin beslenin, bol su için, gün ışığı olan saatlerde beslenin ve ani şeker dalgalanmalarından kaçının. Çünkü stabil enerji = stabil ruh hali ve odak sağlar.
  3. Sinir sisteminize her gün “güvende” sinyali verin: Saat 23.00 gibi uykuya dalmış olmak önemli. Meditasyon, açık havada kısada olsa yürüyüş, her gün bilmediğiniz bir konuda 20 dk okuma, aile ve dostlarla paylaşılan anlar kronik stresin en güçlü panzehiridir.

Wellbeing karmaşık bir sistem gibi görünse de özü çok basittir: Bedeninizi dengeleyin, enerjinizi koruyun ve zihninizi sakinleştirin. Çünkü sağlıklı bir yaşam, büyük kararlarla değil; her gün tekrar ettiğimiz küçük seçimlerle şekillenir.

 

4) Son olarak sık yapılan wellbeing hataları neler ve bunlardan nasıl kaçınabiliriz?

 

Ebru Şinik; Kişiler wellbeing halini yani genel yaşam kalitelerini yükseltmek için çok fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu zannederek bir yerden başlamak için sürekli erteleme eğiliminde olabiliyorlar. Oysa minik alışkanlıkları konfor alanınızı bozmadan yaşamınıza zamanla tek tek entegre ederek uzun vadede çok yol alınır. İyilik halinizi yükseltmek için yatırım yapmayı ertelemeyin, günde sadece bir rutinin dahi kendinizi hem kısa, hemde uzun vadede çok daha iyi hissettirmeye başlayacağını hatırlayın. Günlük yaşamınıza oturacak olan her bir rutin, başka yeni bir rutini hayatınıza eklemek için sizi motive edecektir.

 

Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral: Wellbeing yolculuğunda en büyük sorun, çoğu zaman ne yapmadığımız değil; yanlış bildiklerimizi doğru sanmamız.

  1. “Her şey ya hep ya hiç” yaklaşımı
    Birçok kişi sağlıklı yaşamı mükemmel yapmak zorunda olduğunu düşünüyor. Oysa sürdürülebilirlik, mükemmeliyetten daha değerlidir. Ne yapmalı? Küçük ama devamlı alışkanlıklara odaklanmak.
  2. Kendi bedenini tanımadan başkalarının rutinlerini uygulamak
    Popüler diyetler, takviyeler veya rutinler herkese uygun değildir. Wellbeing kişiseldir.
    Ne yapmalı? Kendi ihtiyaçlarını, yaşam tarzını ve biyolojini merkeze almak.
  3. Sadece fiziksel sağlığa odaklanmak
    Beslenme ve egzersiz önemli ama yeterli değil. Zihinsel ve duygusal denge olmadan gerçek wellbeing sağlanamaz. Ne yapmalı? Stres yönetimi ve mental dayanıklılığı günlük rutine eklemek.
  4. Hızlı sonuç beklentisi
    Birçok kişi kısa sürede değişim görmek istiyor. Oysa wellbeing bir süreçtir, sonuç değil.
    Ne yapmalı? Sürece odaklanmak ve sabırlı olmak.
  5. Sürekli “daha fazlasını yapma” çabası
    Daha çok takviye, daha çok spor, daha çok kontrol. Bu da stresin başka bir formuna dönüşebilir. Ne yapmalı? Bazen azaltmak, sadeleşmek ve dinlenmek.

Wellbeing aslında daha fazlasını yapmak değil; doğru olanı, yeterli dozda ve sürdürülebilir şekilde yapabilmektir. Ve belki de en önemli farkındalık: Bedenimizle savaşarak değil, onu dinleyerek, onunla iş birliği yaparak iyileşiriz.

Wellbeing Derneği 2026 Faaliyet Raporu

blank
Slayt1

Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği tarafından 19 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2. Olağan Genel Kurul toplantısında, Yönetim Kurulu tarafından 3 yıl boyunca hayata geçirilen projeler aşağıdaki Faaliyet Raporu eşliğinde üyelerimizle paylaşılmıştır.

 

blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank
blank

Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik, Zonguldak Eczacılar Odası’nda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinliğinde Konuştu

blank
ebru-sinik-zonguldak-8-mart-kadinlar-gunu-etkinligi - 2
5 Mart 2026 tarihinde, Zonguldak Eczacılar Odası tarafından Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen özel buluşmada, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve Kadensoftware kurucusu Ayşe Karahasan Zonguldaklı eczacılarla bir araya geldi. Koruyucu tıp, wellbeing ve yapay zeka yetkinlikleri ekseninde gerçekleşen etkinlik, yoğun katılım ve ilgiyle tamamlandı.

 


blank
Etkinlik Detayları

Zonguldak Eczacı Odası Başkanı Sn. Esra Geyikli’nin davetiyle gerçekleştirilen program, farklı disiplinleri bir araya getiren iki önemli sunuma ev sahipliği yaptı:

  1. Ebru Şinik – “Koruyucu Tıp ve Wellbeing”
    Ebru Şinik, konuşmasında wellbeing yaklaşımının yalnızca hastalık sonrası iyileşme ile sınırlı olmadığını; yaşam kalitesini artıran, zihinsel dayanıklılığı ve duygusal dengeyi destekleyen bütüncül bir çerçeve sunduğunu vurguladı.
  2. Ayşe Karahasan – “AI Yetkinlik Açığını Kapatmak”
    Kadensoftware kurucusu Ayşe Karahasan, yapay zekanın yalnızca teknoloji profesyonelleri için değil, sağlık, eğitim, iletişim ve karar verme süreçlerinde tüm meslek grupları için giderek belirleyici hale geldiğini anlattı.

Etkinlik, katılımcılar için wellbeing farkındalığını artıran ve teknoloji ile sağlık alanlarını bir araya getiren özel bir deneyim oldu.

Olağanüstü Genel Kurul Duyurusu

blank

19 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 2. Olağan Genel Kurul toplantısında onaylanan tüzük ek maddeleri çerçevesinde yer alan 11-5 maddesi Dernekler Masası tarafından onaylanmamış olup, tüzükten sadece bu ilgili maddenin çıkartılması ile ilgili Olağanüstü Genel Kurul yapılacaktır.

Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı 8 Nisan 2026 günü aşağıdaki adres ve saatte gerçekleştirilecektir.
📍 Tarih: 8 Nisan 2026, Çarşamba
⏰ Saat: 20:30
📌 Yer: Anafartalar Sok. No:4 Daire:4 Yeşilköy-Bakırköy İstanbul


İlk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde, Olağanüstü Genel Kurul’un çoğunluk aranmaksızın yapılacağı ikinci toplantı ise iki hafta sonra 22 Nisan 2026 tarihinde yapılacaktır.

📍 İkinci Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2026, Çarşamba
⏰ Saat: 20:30
📌 Yer: Anafartalar Sok. No:4 Daire:4 Yeşilköy-Bakırköy İstanbul


Saygılarımızla,

Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu

4. Wellbeing Konferansı Programı

blank
blank

Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği olarak her yıl organize ettiğimiz ve 2026 yılında dördüncü kez düzenleyeceğimiz Wellbeing Konferansı, 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü The Grand Tarabya Oteli’nde 11:00-18:30 saatleri aralığında Türk Philips Ticaret A.Ş. Kişisel Sağlık ana sponsorluğunda gerçekleştirilecektir.

Wellbeing Konferansı programında 9 panelde toplam 28 duayen isim yer alacak olup, panel isimleri aşağıdaki gibidir;

  1. Kariyer Wellbeing
  2. Finansal Wellbeing
  3. İş Dünyasında Wellbeing
  4. Longevity ve Wellbeing
  5. Sağlık Sektörü ve Wellbeing
  6. Cilt Sağlığı ve Wellbeing
  7. İş&Yaşam Dengesi ve Wellbeing
  8. Egzersiz ve Wellbeing
  9. Müzik ve Wellbeing

blank

Wellbeing Uzmanı Hale Caneroğlu tarafından sunulacak konferans, Wellbeing Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Şinik ve konferansın platin ana sponsoru Türk Philips Ticaret A.Ş.’nin Kişisel Sağlık Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Sibel Yıldız‘ın yapacağı açılış konuşmaları ile başlayacak.

II. Kariyer Wellbeing panelinde; İK ve Finans Danışmanı ve Wellbeing Uzmanı Ayyüce Ökten moderatörlüğünde Boehringer Ingelheim Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özlem Kar, QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar ve Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü & Wellbeing Uzmanı Ayça Turgay

III. Yatırım Finansman Menkul Değerler Genel Müdürü Eralp Arslankurt konuşmasını gerçekleştirecek.

IV. Finansal Wellbeing panelinde; Foder Yönetim Kurulu Üyesi ve Osmanlı Yatırım YK Danışmanı Murat Sağman moderatörlüğünde, Finansal Analist – CFA Attila Köksal

V. İş Dünyasında Wellbeing panelinde; gazeteci ve BloombergHT TV programcısı Hande Demirel moderatörlüğünde, Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik

VI. Longevity ve Wellbeing (Inflamatuar Bağırsak Hastalıklarında Beslenme Önerileri) panelinde; İç Hastalıkları-Fizyopatoloji, Fonksiyonel Tıp, Metabolizma ve Klinik Beslenme & Wellbeing Uzmanı Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral moderatörlüğünde, Nükleeer Tıp Uzmanı, Fonksiyonel Tıp Danışmanı Prof. Dr. Nilüfer Yıldırım ile Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy

VII. Carmed Bilimsel Çalışmalar Direktörü Asst. Prof. Dr. Selin Aktar Kiremitci  konuşmasını gerçekleştirecek.

VIII. Sağlık Sektörü ve Wellbeing panelinde; Gastroenteroloji Uzmanı ve Wellbeing Uzmanı Dr. Özdal Ersoy moderatörlüğünde, Medihit Kurucusu ve Central Hospital Yönetim Kurulu Üyesi Meri İstiroti

IX. Ayrıca Yükselen Çağ Wellbeing Akademi Kurucusu Ebru Şinik liderliğinde kısa bir Meditasyon Seansı gerçekleştirilecek.

X. Cilt Sağlığı ve Wellbeing panelinde; Genel Cerrahi Uzmanı, Mezoterapi & Wellbeing Uzmanı Op. Dr. Volkan Tekin moderatörlüğünde, Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Gonca Gökdemir ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Prof. Dr. Cahit Reha Yavuzer

XI. Kişisel Yaşam ve Wellbeing panelinde; Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. İrem Ergun moderatörlüğünde, Stratejist & ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden

XII. Profesyonel Koç & Sağlıklı Yaşam Danışmanı, AFAA-Grup Fitness Eğitmeni Elçisi Noyan Dülek tarafından “Yaşamına Hareket Kat” bölümü gerçekleştirilecek.

XIII. Egzersiz ve Wellbeing panelinde; İfade Tasarımcısı Arkın Çelik moderatörlüğünde, Ortopedi ve Travmatoloji Spor Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Serkan Sürücü, Uzman Fizyoterapist Gizem Bilen ile Online Fitness Koçu, Fit Kültür Online Fitness & Beslenme Hizmetleri Kurucusu Erhan Ünal

XIV. Müzik ve Wellbeing panelinde; Radyo Voyage Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Yavuzer moderatörlüğünde, Karizmatik Liderlik Stratejisti, Konuşmacı ve Sanatçı Demet Tuncer ile Kanun Virtüözü ve Orkestra Şefi Ahmet Baran sahne alacak.

Konferans kapanışı ise Ahmet Baran’ın mini konseri ile son bulacak.

Konferans biletlerini WhatsApp hattımızdan veya dernek sekreterliğine mail atarak temin edebilirsiniz.

Bilet Fiyatları

Wellbeing Derneği Üyeleri için 2400 ₺
Wellbeing Derneğine Üye Olmayanlar için 4800 ₺

Bilet Satışı Mail: info@wellbeingdernegi.org
Bilet Satışı Whatsapp: 0505 727 49 59

blank
blank
blank
blank

Radio Voyage’dan Wellbeing Derneği’ne özel Spotify’da Sounds of Wellbeing Listeleri

blank
blank
 
Wellbeing Derneği olarak, iyi oluş hâlini destekleyen disiplinler arası yaklaşımları yalnızca bilgiyle değil; deneyimle, hisle ve ilhamla da beslemenin önemine inanıyoruz. Bu yaklaşımın en güzel yansımalarından biri de, Radio Voyage tarafından Derneğimiz ve her yıl düzenlediğimiz Wellbeing Konferanslarına özel olarak hazırlanan “Sounds of Wellbeing” müzik listeleridir.

Radio Voyage’ın özenle küratörlüğünü yaptığı bu özel listeler sakinleşme, odaklanma, içsel denge ve farkındalık hâllerini destekleyen seslerden ve parçalardan oluşuyor. Spotify’a yüklenen Sounds of Wellbeing listeleri herkesin erişimine açık olarak, yalnızca dinlenen bir müzik seçkisi olmanın ötesinde; beden, zihin ve ruh arasında köprü kuran bir deneyim alanı sunuyor.

Bu özel seçkileri gerçekleştirdiğimiz Wellbeing Konferansları boyunca da kullanarak; katılımcıların mekânla, içerikle ve kendi iç dünyalarıyla daha derin bir bağ kurmalarına eşlik etmesini sağlıyoruz. Konferansın atmosferine katkı sunan bu iş birliği, müziğin wellbeing yolculuğundaki dönüştürücü gücünü bir kez daha hatırlatıyor.

Wellbeing Derneği’ne ve konferansımıza özel olarak hazırlanan Sounds of Wellbeing listeleri için Radio Voyage Genel Koordinatörü Sn. Neslihan Yavuzer’e ve tüm ekibine gönülden teşekkür ederiz.

Bu özel müzik seçkilerine, blog yazımızda yer alan görsellere tıklayarak kolayca ulaşabilir; günlük yaşamınızda da wellbeing hâlinizi desteklemek için dinleyebilirsiniz.

Wellbeing Derneği

Wellbeing Derneği 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı Gerçekleşti

blank
II. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

Değerli Üyelerimiz,

19 Ocak 2026 tarihinde 2. Olağan Genel Kurul toplantımız gerçekleşmiştir. 3 yıllık Faaliyet Raporu ve Denetim Kurulu Raporlarının özetinin sunulduğu Genel Kurulumuzda tüzüğe eklenecek yeni maddeler de onaylanmış ve yeni yönetim organları seçilmiştir. Yeni Yönetim Organlarımız aşağıdaki gibidir;

blank

YÖNETİM KURULU

Ebru Şinik – Başkan
Prof. Dr. Pelin Arıbal Ayral – Başkan Yrd.
Dilek Karaca Bali- Sayman
Didem Şinik Arıkan
Dr. Özdal Ersoy
Prof. Dr. Nuray Yazıhan
Dr. İrem Ergün
Prof. Dr. Özge Çelik
Bedrettin Cemal Andıç
Pelin Bilgiç

blank

DENETİM KURULU

Prof. Dr. Burcu Aslantaş Ateş
Ayyüce Özdemir Ökten
Ecz. Sabiha Kiraz
Oya Atabay
Av. Sema İdil Çağa
Dr. Elif Bengü

Tüm üyelerimize değerli varlıkları, destekleri ve güvenleri için gönülden teşekkür ediyoruz.
Üç yıllık yeni dönemimizde HEP BİRLİKTE bireysel ve toplumsal fayda sağlamaya devam edeceğiz.
Yeni dönemimize Hoşgeldiniz!

Saygılarımızla,
YÖNETİM KURULU

Wellbeing Derneği, Aktif Yaşam ve Beslenme Zirvesi’nde Yer Aldı

blank
5940328615692143403

Wellbeing Derneği, Aktif Yaşam ve Beslenme Zirvesi’nde 

Gazi Üniversitesi ve Sporcu Sağlığı, Beslenmesi ve Performansı Derneği (SPORD) iş birliğiyle düzenlenen, eş başkanlığını Prof. Dr. Nuray Yazıhan ve Prof. Dr. Gökhan Deliceoğlu’nun üstlendiği Aktif Yaşam ve Beslenme Zirvesinde Wellbeing Derneği olarak yerimizi aldık.

İlki 2024 yılında Ankara Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Spor Beslenme ve Takviye Zirvesinin devamı niteliğini taşıyan bu önemli buluşma; aktif yaşam, beslenme, sporcu sağlığı ve bütüncül sağlık yaklaşımlarının bilimsel temellerle ele alındığı değerli bir platform oldu.

Wellbeing Derneği olarak; sağlıklı yaşamı destekleyen, sürdürülebilir wellbeing anlayışını merkeze alan ve disiplinler arası iş birliklerini güçlendiren bu organizasyonda yer almaktan onur duyduk.

Sağlıklı ve Güvenilir Spor Kültürü İçin Ortak Yaklaşım

Zirve kapsamında; sporcu sağlığının korunması, beslenme alışkanlıklarının iyileştirilmesi ve egzersiz ile fiziksel aktivite yapan bireylerin toplum genelinde desteklenmesi hedeflendi. Wellbeing Derneği olarak, sporun yalnızca performans odaklı değil; denge, sağlık ve uzun vadeli iyilik hali perspektifiyle ele alınmasının önemini vurguladık.

blankAkılcı Takviye Kullanımı ve Sporcu Beslenmesi

Etkinlik süresince; sporcular için akılcı takviye kullanımı, sporcu gıdalarının bilinçli ve güvenli kullanım süreçleri ile bu alandaki güncel bilimsel bilgilerin paylaşılması amaçlandı. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen paneller ve çalıştaylar, sporun daha sağlıklı ve güvenilir biçimde yapılmasına katkı sundu.

Spor Okuryazarlığı ve Sürdürülebilir Wellbeing

Zirvede ayrıca; spor okuryazarlığının yaygınlaştırılması amacıyla eylem planlarının hazırlanması ve raporlanması, ulusal ve uluslararası alanda çalışan uzmanlardan görüş ve deneyimlerin paylaşılması hedeflendi. Ulusal ve uluslararası katılımlı paneller ve çalıştaylar aracılığıyla, sporun tüm paydaşlarını kapsayan bütüncül ve sürdürülebilir bir spor kültürü yaklaşımı ele alındı.

Aktif Yaşam ve Beslenme Zirvesi Hakkında

Sporun tüm paydaşlarını bir araya getiren ve uluslararası düzeyde sportif başarıların artırılmasına katkı sunmayı amaçlayan Aktif Yaşam ve Beslenme Zirvesi,
Gazi Üniversitesi ve SPORD iş birliğiyle,
05 Aralık 2025 tarihinde Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Salonu’nda düzenlendi.

Zirvede; bakanlık temsilcileri, sektörün önde gelen isimleri, federasyonlar, ilgili dernek temsilcileri, spor hekimleri, doktorlar, fizyoterapistler, diyetisyenler, eczacılar, akademisyenler, elit sporcular ve antrenörler alanında uzman konuşmacılar olarak yer aldı.

Bu vesileyle, Yönetim Kurulu Üyelerimizden kıymetli hocamız Prof. Dr. Nuray Yazıhan’a katkıları ve emekleri için teşekkür ederiz.

blank
blank
blank